Kuvayi Milliye Haftası Konuşma Metni

Konusu 'Özel Günler' forumundadır ve kunfeyekun tarafından 14 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. kunfeyekun

    kunfeyekun Yazar Kendimbuldum Staff Member Admin

    Kuvayi Milliye Haftası Konuşma Metni örneği.

    Kuvayi milliye haftasına yaklaştığımız şu günlerde çeşitli dernek ve vakıflarda okunabilecek güzel bir konuşma aşağıda sunulmuştur.

    Bilindiği üzere, bundan 87 yıl önce bugün, ...Balıkesir’de çok önemli hadiseler cereyan etti.
    Bütün mazlum milletlere örnek teşkil edecek bir kurtuluş mücadelesi, ...en açık ve kesin şekliyle ve her vechesiyle Balıkesir’de yaşanmış bulunmaktadır.
    Vatan, sadece silâhlanıp cepheye koşmakla kurtarılmıyor...
    Ondan önce, ...ne yapmak, …nasıl hazırlanmak gerekiyorsa, ...Balıkesir halkı bunu engin tarih şuuru, ...milli dayanışması, ...ve müthiş öngörüsüyle kararlarını oluşturdu.

    Bir şeyler yapılmalı, …ne yapıp yapıp düşmana karşı koymalı, …düşmanın Anadolu’ya girmesine engel olunmalıydı...
    Üç kıtada toprak tutan, …devlet kuran, …binlerce yıl hükümran olan ruh, …onlara bunu söylüyordu.
    Onları yumruk gibi yapan bir güç vardı:
    O güç, ...hür olma arzusuydu, vatan ve bayrak sevgisiydi.
    Millet olma bilinciydi, bütün bunların toplamından doğan kuvvetti...
    Adı, Kuva-yı Milliye ruhuydu.
    Bu ruhla önce düzenli kuvvetler oluşturdular, sevk ve idaresini yaptılar.
    Yiyecek, ...içecek, ...silâh, …araç ve gereç temin ettiler.
    Bunları yaparken, ...sessiz, sözsüz anlaşıyorlar, birleşiyorlar, …tek bir yürek oluyorlardı.
    İstanbul istilacıların elindeydi. Uğursuz eller İzmir’e uzanmıştı.
    Harekete geçmezlerse ne olacağını biliyorlardı.

    Görüşmek üzere İstanbul’a giden 5 kişilik heyetin Balıkesir’e dönüşü ile, meselenin boyutları daha iyi anlaşılmıştı.
    Milli kuvvet harekete geçirilmiş, bir yüreğin bütün uzuvlara kan göndermesi gibi, Kuva-yı Milliye ruhu Anadolu içlerine kadar yayılıyordu.
    Herkes birbirinin göz bebeklerine bakıp durumu anlıyor, bir işaret, bir fısıltı anlaşmaya yetiyordu.
    Topyekün bir direniş ve bunun için gereken her türlü fedakarlık yapılacaktı. Millî mücadeleye bir teşkilat disiplini içinde hazırlanmak gerekiyordu. Bunu yapacak olanlar, ...yine kendileriydi.
    Halkın içinden yetişen, ...uleması, …askeri, ...sivili, …esnafı, …işçisi, çiftçisi, …kısaca, ...tüm vatanseverlerdi.
    Değerli gençler;
    Millî mücadele ve onu besleyen Kuva-yı Milliye ruhu çok yönlü ve çok cepheli bir kurtuluş hareketidir.
    İçinde bulunduğumuz bugünlerde nice hizmetler gölgede kalmış, gözden kaçmış ve nice gizli kahramanlar, …kahramanlıklar unutulmaya yüz tutmuştur.
    Son yıllarda yeniden fark edilmeye başlanmış olsa da yanlış anlayanlara, anlatanlara, …ya da bir harekete malzeme yapmak isteyenlere de maalesef rastlanmaktadır.
    Bu muhteşem mücadelenin coşkusunu yeniden yaşamak, …yaşatmak ...ve yeni nesillere hatırlatmak gerekiyor....
    Dünü bilmeden, ...ona sahiplenmeden, o ruhu terennüm etmeden, ...yarını hazırlamanın, …mutlu, …müreffeh, …güçlü bir Türkiye olmanın imkanı yoktur.

    Günümüzün dünyasında, sıcak savaşların yanısıra, iletişim araçlarının da kullanıldığı, …tanksız topsuz yürütülen, ...topyekûn bir savaş yaşandığını hepimiz biliyoruz.
    Eskiden güçlü devletler vardı… Ve bu devletlerin, güçlerine göre stratejiler planlanırdı. Bugün ise, güçlerin devletleri var. Ve hedefte ise, tüm toplumlar.
    Artık, “vatanın bağrına düşman hançer dayamıyor!” Ama, bahtı kara anaların ağıtları yeri göğü sarıyor.

    Kuva-yı Milliye; bir iş, …meşguliyet, ...ya da hobi değildir, makamı, …parası, …lafı olmaz! Hele nam, …şan, …şöhret için hiç yapılmaz.
    Gerçek manada, ...Kuvayı Milliye ruhunun yeniden ateşlenmesine... bugün çok büyük ihtiyacımız var.
    Önyargılardan kurtulup, ayrılıklarımızın, ...farklılıklarımızın yerine müşterek yönlerimizin, güzel hasletlerimizin öne çıkarılması milli kuvvetimize güç katacaktır.

    Size, burada, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün münasip gördüğü hitapla seslenmek istiyorum: “Efendiler, Kuva-yı Milliye hareketi, 15 Mayıs’ta İzmir’in işgal haberini veren uğursuz telgrafla ateşlenmişti. Ancak sonuçları da, Türk tarihinin gurur sayfaları olmuştur.”

    Kuva-yı Milliye, yanmış, ...yıkılmış, …işgal edilmiş, …düzenli orduları için tasfiye kararı alınmış bir milletin,....yeniden doğuş hareketidir.

    Kuva-yı Milliye, Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun önderliğinde Türk milletini ve Türkiye’yi yeniden tarih sahnesine çıkaran harekettir.
    Balıkesir, bu hareketin ilk ve en kuvvetli halkasıdır.
    Bu münasebetle, Alaca Mescit’te mücadeleyi başlatan 41 bayrak adamı, bütün hücrelerimle hissederek, rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum.
    15 Mayıs 1919´da İzmir´in işgali üzerine, o günün Belediye Reisi Keçecizade Mehmet Emin Efendi’nin çağrısını Balıkesirliler, iliklerinde hissetiler…

    Mehmet Vehbi Bolak bey başta olmak üzere,
    Şehrin ileri gelenleri şimdiki Kuva-yı Milliye Müzesi’nin bulunduğu yerdeki Okuma Yurdu’nda toplanmışlar, yapılan toplantıda, hiçbir şeyin fayda etmeyeceği anlaşılmış ve Leblebici Raşit efendinin;
    “Düşmanı geri döndürecek kuvvet, namlunun ucundadır" sözleri karar olmuştur.
    İşte, kıvılcım bu cümleyle çakılmış, Kuva-yı Milliye ateşlenmiştir.
    18 Mayıs 1919´da Alaca Mescit’te mevlit vesilesiyle toplananlar, ...dinledikleri mevlitten sonra, ilhakı red ve milli mücadeleye karar vermişlerdir.
    Kimler vardır orada:
    Karesi Mebusu Mehmet Vehbi bey,
    Belediye Reisi Keçecizade Mehmet Emin bey,
    Yırcalızade Şükrü efendi,
    Hasan Basri Çantay hoca ve diğerleri…
    Her türlü kararı almaya tam yetkili 41 bayrak adam…
    Yunanlıların görülmesiyle ilk kurşun Ayvalık´ta sıkıldı...
    Bunların, Gazi Mustafa Kemal´in 19 Mayıs 1919´da Samsun´a hareketinden önce olması dikkat çekicidir.
    Bütün bunlar, ilk kongrenin Balıkesir´de toplandığını, ilk kurşunun Balıkesir Ayvalık´ta, son kurşunun da, Bandırma´da atıldığını göstermektedir.
    İşte o nedenle, 16 Mayıs tarihini, Kuva-yı Milliye’nin beşiği Balıkesir´imizde, Kuva-yı Milliye Anma Günü olarak kutlamaktayız…

    Son söz olarak;
    Bizler, milli mücadele yıllarındaki ruhla, halkımızın büyük teveccühüyle büyük Atatürk’ün 70 milyon Türk insanına bıraktığı mirasın, çağdaş medeniyet imkanlarına kavuşturulmasını, çocuklarımızın, …gençlerimizin her türlü zor ve zarardan korunmasını en büyük hedef olarak önümüze koyduk.
    Yine ve yeniden Kuva-yı Milliye heyecanıyla, Balıkesir’imizin her bakımdan medeni, yaşanabilir bir kent olması için büyük çaba harcıyoruz.
    Şanlı bir direnişle bize bu güzel beldeyi emanet eden ecdadımızı hiç unutmayacak ve unutturmayacağız.

    Bu çabamıza katılan, heyecanımızı paylaşan her ferdi tek tek selamlıyor, saygılarımı sunuyorum.

Sayfayı Paylaş