Kadının Toplumdaki Yeri Nedir Önemi İle ilgili Kompozisyon

Konusu 'Sosyal Konular' forumundadır ve M.f.Y tarafından 7 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. M.f.Y

    M.f.Y Yazar Kendimbuldum Admin

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kadının toplumdaki yeri nedir , Kadının toplummuzdaki yeri ve önemi hakkında kompozisyon , kadının toplumdaki yeri hakkında bilgiler.

    Yıl 1919- 1923

    Kurtuluş Savaşı’mızda erkeklerin yanında kahramanca savaşan Kara Adile Hanım, Mustafa Kemal Atatürk Tarsus’a geldiğinde önünde diz çökmüş, Atatürk’ün ellerine sarılmış, Atatürk o yüksek, asil karakter ve ruh inançla , Adile Hanım'ı yerden kaldırdıktan sonra gözleri yaşla dolu şöyle demiştir;

    “Kahraman Türk Kadını , sen yerde sürünmeye değil, omuzlarımız üzerinde göklere kadar yükselmeye layıksın...”

    Bizim örf ve adetlerimize göre yuvanın gerçek sahibi olan kadın , “ailenin ve toplumun” temel direğini oluşturmaktadır.

    Toplum yaşantımızın her bölümünde yer almasını bilen Türk Kadını, toplumda gerçek ve hak ettiği yerini almalıdır...

    Kadınlar yuvamızın yanı sıra, ulusal gücümüzdür...

    Ülke nüfusunun yüzde ellisinden fazlasını oluşturan kadınlar, ülke yönetiminde daha çok söz sahibi olmalıdır. Ülkemiz yüzde yüz kapasite ile çalışarak ancak “beklenen ve hedeflenen” ideal , gerçek yerine ulaşabilir.

    Kadınlar duyguları, mantığı, kültürü ile her iş konusunda gösterdiği üstünlük ile bizzat yaşamın içinde yol gösteren ışıklar gibi yanıp sönmektedir. Ozanların eserlerindeki sesler gibidir, kadın...

    Günümüz kadınları artık yeryüzündeki dengelerin korunabilmesi, gelecek kuşaklara yaşanılabilir bir dünya bırakılması için, siyasal yaşama daha eşit koşullarda katılmaları gerektiğinin bilincine varmışlardır.

    Ayrıca; Türkiye’deki birçok kadın kuruluşları uluslararası platformlarda kadınlarla ilgili gelişmeleri takip etmekte ve bunlardan yararlanma olanakları bulmaktadırlar.

    Kadınlar toplumdaki pek çok konu ve değerle birlikte siyasetten edebiyata, basından düşünce akımlarına dek her alanda tartışmanın odak noktasını oluşturmaktadırlar.

    Ancak, bütün bu değerlere karşın kadınların çoğunluğu hala toplumumuzda ikinci dereceden rol veren kurallar ile yaşama devam etmektedirler.

    Çünkü, hala erkekler eylemlerde bulunur, kadınlar ancak görünürler. Erkekler kadınlara bakarlar, kadınlar kendilerine bakıldığını seyrederler. Kadının içindeki denetmen erkektir, denetilen de kadındır. Kadın kendini bir nesneye, en önemlisi de bir görüntü objesine dönüştürür.

    Yine, günümüz toplumunda kadınlar için ayrıklı bir durum da söz konusudur. Bir uçta, var olan olanaklardan yararlanabilen kentteki kadının durumu, öteki uçta ise, ana – eş- ücretsiz tarlada evde çalışan kırsal kesimdeki kadının durumu. Ve, bu iki uç arasında farklı konularda farklı koşullara tabi olan kadınlar olarak da yer almaktadırlar.

    Kadınların konumlarını değiştirmek için toplumu önemli görevler beklemektedir. Çünkü kadınlar cinsiyetçilik ve ayrımcılık sonucu yeterince değerlendirilememekte ve böylece asıl kayba uğrayan yine toplum olmaktadır.

    Bu nedenle;

    - Kadın için çağdaşlaşmanın daha evden başlaması gerekmektedir.

    - Kadınların çıkarlarını, haklarını etkin bir şekilde savunacak ve koruyacak gruplar oluşturulmalıdır.

    - Kadınlara toplumsal güvence ve destek sağlanmalıdır.

    Toplumumuz için büyük anlamı olan ve Türkiye’yi taşıyabilecek güçlü omuzlara ve güçlü fikirlere sahip kadınlarımıza saygıyla....
  2. kunfeyekun

    kunfeyekun Kendimbuldum Staff Member Admin

    Ben de paygamber efendimizin kadınlar ile ilgili sözlerini paylaşayım:

    Kadınlar ile ilgili Hadisi Şerifler

    "Ey Kadınlar, Sadaka Veriniz Istiğfarı Çok Yapınız. Çünkü Bana Cehennemlikler Gösterildi, Çoğu Sizler Idiniz."

    Bunun Üzerine O Kadınlar: "Ya Resulallah, Bizler Ne Yaptık Da Cehennemliklerin Çoğu Bizden Olmuş" Diye Sordular.
    Resulullah (A.S.M.) Şöyle Cevap Verdi: "Çünkü Sizler Ötekine Berikine Çokça Lanet Eder, Kocalarınıza Karşı Nankörlükte Bulunursunuz. Ne Gariptir Ki, Kendine Hakim Akıllı Ve Dinine Bağlı Bir Kimsenin Aklını, Sizin Kadar Eksik Dinli Hiçbir Kimsenin Çelebildiğini Görmedim."

    Kadınlar Tekrar Sordular: "Aklımızın Ve Dinimizin Noksanlığı Nedir, Ya Resulullah?"

    Resulullah (A.S.M.) "Kadının Şahitliği Erkeğin Şahitliğinin Yarısı Değil Midir?" Diye Sordu.

    Kadınlar "Evet" Cevabını Verdiler. Resul-I Ekrem Efendimiz Izah Etti Ve Tekrar Sordu:
    "İşte Bu Aklın Eksikliğinden Hayız Gördüğü Zaman [Günlerce Bekler> Namaz Kılmaz, Ramazan`Da Bir Müddet Oruç Tutmaz Değil Mi?"

    Kadınlar, "Evet" Dediler.

    (Hadis Için Bk. Buhârî, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsûf 9, Nikah 88; Müslim, Küsûf 17, (907), İman 132, (79); Nesâî, Küsuf 17, (3, 147); Muvatta, Küsuf 2, (1, 187)



    "İşlerini Bir Kadına Bırakan Topluluk Asla Felah Bulamaz." (Buhârî, Meğâzî, 82, Fiten, 18; Tirmizî, Fiten, 75; Nesaî, Kudât, 8; Ahmed B. Hanbel, V, 43, 51, 38, 47).


    Hz. Enes’ten Nakledildiğine Göre, Rasûlullah (Asv) Şöyle Buyurdu:

    "Sabahleyin Veya Akşamleyin -Herhangi Bir Zamanda- Allah Yolunda Yapılan Bir Yürüyüş Hiç Şüphesiz Dünyâdan Ve Dünyâdaki Şeylerin Hepsinden Hayırlıdır. Ve Elbette Cennette Herhangi Birinizin Yayının Arası Kadar Veya Ayağın –Basıldığı- Yer Kadar Bir Mevki Dünyâdan Ve Dünyâdaki Her Şeyden Hayırlıdır. Şayet Cennet Ehli Kadınlardan Bir Kadın Arz'a Çıkmış Olsaydı, Muhakkak Yer Ile Gök Arasını Aydınlatır Ve Ikisi Arasını Güzel Bir Koku Doldururdu. Ve Elbet O Kadının Nasîfi, -Yani Baş Örtüsü- (Bk. İbn Hacer, Ilgili Hadisin Şerhi) Dünyâdan Ve Dünyâdaki Her Şeyden Hayırlıdır."(Buharî, Rikak, 51).
    .

    Hz. Ebu Hureyre Anlatıyor: Allah’ın Resulü Şöyle Buyurdu:

    “Ateş Ehlinden /Cehennem Halkından Iki Sınıf Var Ki Henüz Görmedim: Biri; Yanlarında Inek/Sığır Kuyruğuna Benzeyen Sopalar/Joplar Bulunan, Onlarla Insanları Döven Bir Topluluk. Diğeri Ise; Giyindiği Halde Açık Olan (Teni Gösteren Ince Elbise Giyinen Veya Bedenlerinin Bir Tarafı Tamamen Açık Olan), Erkeklere Olan Meyillerini Yansıtan/Veya Omuzlarını Sallayarak, Çalımlı (Kötü Kadınların Yürüyüşüyle) Yürüyen, Başları Bir Tarafa Meyleden Develerin Hörgücü Gibi Olan Kadınlar. Bu Kadınlar Cennete Giremez Ve –Kokusu Şu Kadar/Çok Uzak Mesafeden Alınabilen- Cennetin Kokusunu Dahi Koklayamazlar.” (Müslim, Libas, 125)

Sayfayı Paylaş